İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

DEPRESYONDAN ÇIKIŞ REÇETENİZ

İlaçları, ‘kafaya takma’ diyen dostları, ıslak yastıklarınızı bir köşeye bırakın. 3-4 yılda bir depresyona girip çıkan arkadaşınız olarak size gerek kendi, gerekse arkadaşlarımın tecrübelerinden oluşan bir buketle geldim.

Öncelikle depresyonun TDK tanımına bakalım:

depresyon 

a. ruh b. 1. Bunalım. 2. ekon. Çöküntü.

Psikiyatri.org.tr’ye göre de

(1) duygusal olarak üzgün, mutsuz, kederli hissetmesi değil ama yanı sıra

(2) düşünce olarak durumuyla ilgili ümitsizlik, çaresizlik ve karamsarlık içinde olması, kendini bu durum içinde yetersiz ve değersiz olarak algılaması ve hatta intiharı çözüm olarak görmesi,

(3) davranış olarak kendini toplumdan soyutlaması, içine kapanması, giderek durgunlaşması, hiçbir şeyden zevk alamaması ve isteksizlik göstermesi ve

(4) bedensel olarak uykusunun ve iştahının bozulmasıdır.

Yani günlük hayatta moral bozuklukları, psikolojik yorgunluklar, yetersiz hissetmeler sık sık görülen şeyler ancak beraberinde intihar isteği, ağlama krizleri, uykusuzluk ya da sürekli uyuma isteği, iştahsızlık ya da sürekli yeme isteği gibi semptomlar eklenince bir psikolojik hastalık halini alıyor. Yine geçici bir durumdan birkaç günlük bunalımlar da depresyon sayılmıyor. Psikiyatri.org’un tanımında yer alan semptomların uzun süreli olması hastalık olarak tanımlanıyor. 2 kere tekrarladım, burası çokomelli çünkü.

Depresyona girdiyseniz sizi suçlayamayız. Bir yakınınızı kaybetmişsinizdir, sevgilinizden ayrılmışsınızdır, kötü bir haber almışsınızdır ve hayatınız alt üst olmuştur, istemeden kötü bir olaya sebebiyet vermişsinizdir ve yaptığınızın farkındasınızdır…. diye uzayıp gidebilir liste.

Sizi çok sıkmadan yapılması ve yapılmamasını önerdiğim şeylere geçelim:

Yapılmaması gerekenler:

  • İntihar etmeyin. Şaka değil ciddi söylüyorum çünkü söyletiyorsunuz:( İntihar etme oranı neyse ki intihar düşüncesine göre daha seyrek. İçinde bulunduğunuz bu kötü duygular şelalesi elbet kuruyacak, zamanla normale döneceksiniz; hatta iddia ediyorum eskisinden daha güçlü olacaksınız. Kişisel gelişim safsatasına girip Japon Kintsukuroi felsefesine göre kırılan yerlerinizi altınla boyayıp eskisinden daha görkemli ve daha göz alıcı olacaksınız demiyorum ama yine de geçer not alacağınıza eminim.
  • Depresyonda olan kişi arkadaşınızsa ona ‘kafaya takma geçer‘ demeyin; depresyonda olan sizseniz ve biri size yardım önerisi olarak ‘kafaya takma geçer‘ diyorsa daha fazla psikolojik destek istemeden yavaşça ortamı terkedin ya da terketmesini isteyin. Sebebini sorarsa ‘havamı tüketiyorsun nefes alamıyorum‘ diyerek deli taklidi yapın. Magneto değilsek beyin gücüyle hiçbir şey çözemeyiz.
Magneto yine kafaya takmayıp geçiyor.
  • Bunalıma iyi gelir diyerek alışverişe çıkmayın. Bakın bu adım da çok çokomelli. Ekonomi Bakanımız Berat Bey gibi dikkatinizi bu maddeye çekmek istiyorum. Evet kısa bir süre iyi geliyor ama ay sonunda kredi kartı ekstresi bunalım katsayısını arttırabilir.

Yapılması gerekenler:

  • Bol bol ağlayın. Ağlamanın bir çok faydası olduğu bilimsel olarak kanıtlı zaten. “Ağla içine atma rahatlarsın” tavsiyesi dünyanın en geçerli ve haklı tavsiyesi bence. Can sıkkınlığı çok zirveye vardığı zaman ufak bir ağlama molası fiziksel olarak rahatlatacaktır.

Ağlamanın bilimsel olarak kanıtlanmış diğer etkileri:

Rahatlatıcı etkisi

Ağladıktan sonra salgılanan oksitosin ve endorfin sonucu acı hissetme seviyesinde azalma

Bebek ve yetişkinlerde uykuyu kolaylaştırması

Göz kuruluğunu gidererek görmeyi iyileştirmesi

  • Bol bol konuşun, derdinizi anlatın; bir psikoloğa ya da arkadaşınıza. Yer bulduğunuzda bağırın hatta. Sevdiğiniz insanlarla, arkadaşlarınızla mümkün olduğunca görüşmeye çalışın. Depresyonda insan içine karışmak, birileriyle görüşmek, normalden çok daha zor gelir ama sorununuzu içinize attığınız ve kimseyle paylaşmadığınız sürece bilinçaltınızın en derinlerine itilecek ve olur olmadık zamanlarda ortaya çıkmaya çalışacaktır. Bu ortaya çıkma pek sevimsiz hallerde olabilir; travma yaratarak, belli kelimelere belli durumlara ani tepkiler verdirerek, uygunsuz yer ve zamanlarda ağlama krizlerine sokarak rahatsız edebilir. Sizi üzen konu hakkında ne kadar çok konuşur ve kendinizi ifade ederseniz duruma alışmanız ve atlatmanız kolaylaşır ayrıca hızlanır. Dertler paylaştıkça azalır.
  • Film ve dizi izleme, kitap okuma gibi aktiviteleri çoğaltın. Beyniniz, mevcut sorunlarla boğuşacağına kısa bir süre için izlediğiniz filmdeki karakterin sonunu tahmin etmeye çalışırken tatil yapar. Beyninize nefes aldırın.
  • Fiziksel aktiviteleri arttırmaya çalışın. “Çalıştır o vücudu bebeğim!” Hareket edince de vücut bir takım mutluluk hormonları salgılıyor.
  • Bol bol uyuyun ve dinlenin. Hissettiğiniz yorgunluk fiziksel değil; fiziksel yorgunluk kabaca 1 günlük dinlenmeyle düzelecek bir şey. Yalnız, uyudukça daha çok uyuma isteği yaşayacağınızı bilin. O yüzden uyuma isteği evresini mümkün olduğunca çabuk atlatmaya çalışın.
  • Duş almak depresyonda olduğunuzda çok zor görünen bir aktivite. Yaşayan biri olarak söylüyorum; diş fırçalamak bile külfet gelir. Ilık bir duş almanın rahatlatıcı etkisini göz ardı etmeyin ve bir mağara adamı gibi kokmaktan kaçının; toplu taşımaya bindiğinizde bakışlar üzerinize yönelmesin.

***

Kendimde işe yarayan belli başlı yöntemler bunlar. Yakın zamanda depresyonu beklediğimden de kısa bir sürede atlattım. Bunu büyük bir başarı sayıyorum. İçinde bulunulan psikolojik durumun farkında olmak ve düzeltmeye çalışmak bir mücadele çeşidi zaten. Ne yaparsanız yapın tüm gücünüzle bu durumun üstesinden gelmeye çalışın. Kimse sizi kendi depresyonunuzdan kurtaramaz ki kurtarıcı bekleyen insan da basitçe bir köledir: Kölelik ve kurban psikolojisinden çıkmaya çalışın. Bazen ne yaparsanız yapın sonuca etki edemeyeceksiniz. Aynı zamanda sonsuza kadar mutlu ya da sonsuza kadar üzgün kalmayacağınızın farkında olun. Hayattan ve insanlardan beklentinizi de ne kadar düşürürseniz o kadar az hayal kırıklığına uğrayacaksınız.

Size güzel bir gaz verici şarkıyla veda ediyorum <3 Birşeylerin uzmanı Metin Hara’nın da dediği gibi HADİ KALKIN AYAĞA!

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir