İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ÇİFT AŞAMALI YÜZ TEMİZLEME

Cilt konusunda bilirkişi değilim ancak çalıştığım sektör, konuya olan ilgim ve geçmişteki cilt bakımı facialarımdan öğrendiğim bir takım -faydalı olduğunu sandığım- tecrübelerimi paylaşacağım. Özellikle son 1 ayda havaların soğumasıyla, yazın güneş koruyucu kullanmayarak gelmişine geçmişine rahmet okuttuğumuz cildimizi onarma işine giriştik.

Çoğunlukla lekeler, sivilceler, kırışıklıklar üzerine yoğunlaşıyoruz. Bana danışılan soruların tamamı bu tarz ürünler üzerine oluyor. Temizleme aşamasını soran yok. Bana göre cilt bakımının en önemli adımı cildi ‘sağlıklı’ şekilde temizlemek.

Cilt bakımında en basit adımlar şöyle;

  • TEMİZLİK
  • NEMLENDİRME
  • ONARMA/İYİLEŞTİRME
  • KORUMA

Bu adımlardan sadece onarma kısmına odaklanıyoruz ve genetik olarak şanslı değilsek genellikle hiçbir işe yaramıyor; onlarca değişik ürün deniyoruz. Hem maddi hem manevi açıdan yoran bir süreç. Ayrıca temizleme işlemi de doğru şekilde yapılmalı. Cilt türünün tanınmaması, yanlış ürün kullanımı da cilt bariyerine zarar verip tedaviyi zorlaştıran nedenlerden biri. Size doğruyu direkt olarak anlatamam ama kendi yanlışlarımdan başlayarak gidersek en azından yapmamanız gereken şeyleri etkili şekilde anlatmış olurum:

SIVI SABUNUNDAN UZAY TEKNOLOJİSİNE: BİR KÜLKEDİSİNİN EVRİMİ

Bir varmış bir yok..şaka şaka. Rezilliklerle dolu tarihime daha rezil bir şakayla giriştim çünkü i’m nervous yani abla gergin. 24 yaşıma kadar falan cilt bakımıyla alakalı tek tecrübem Roaccutane kullanmamdı. Onu da doğru dürüst kullanmadım ama işe yaradığını söyleyebilirim. Bana hayat tecrübesi bile kazandırdı: Dünyanın en garanti etkili tedavisi için bile bir zaman vardır, bir şeylerin hemen olmasını beklemeyin, acele eden ecele gider…

O zamanlar bile cilt temizliği ile alakam yoktu. 24 yaşıma kadar cildime bakmam gerektiğini düşünmedim. Makyaja başladığım yaş 25’ti. Garnier BB krem ile makyaja başladım ve yanlışlıkla çok da bilmeden güneş koruyucu kullanmaya başlamış oldum. Ne de olsa içinde 20 üzerinde koruma faktörü vardı. Avcı- toplayıcı toplumlardan sonraki dönemde olduğu gibi tüketimin artmasıyla oluşan yan ihtiyaçlar bende de belirmeye başladı. BB krem denilen fondötenin yüzümden bir şekilde temizlenmesi lazımdı. Bunun için yardıma Wee bebek ıslak mendilleri ve banyodaki sıvı sabun koştu. Evet bu kısmı hızlı geçiyorum çünkü daraldım.

Ne kadar olduğunu hatırlamadığım bir süre sıvı sabun kullandım ta ki Gratis’in ışıklı yanar döner tabelası pavyon gibi beni içine çekene kadar… İlk ne aldım ne kullandım bilmiyorum ama bir şey kullandım onu biliyorum. Uzun bir süre boyunca da kullandım o şeyi. Muhtemelen ya Loreal ya Garnier temizleyicilerden. Daha sonra uzun bir süre Gratis makyaj temizleme mendili ve Garnier temizleyici kullandım. Sonra Youtube’tan elektronik yüz temizleme fırçalarını öğrendim, konjac yüz süngerleri vs cilt bariyerimi yakıp yıkacak bütün kudurukluğu yaptım. Kullandıklarım arasında en yumuşağı ve bugün hala kullanabileceğim masumlukta olanı konjac yüz süngerleri onu da dipnot geçeyim. Geçen seneye kadar makyajımı Bioderma Micellar su ile siliyor, daha sonra Sebamed Clear Face katı sabun ve Braun yüz temizleme aleti ile temizliyordum. Bu ürünlerde ayrı ayrı hiçbir sıkıntı yok hatta Bioderma olanı hala ara sıra rimelimi çıkarmak için kullandığım oluyor(nadiren). Bu üçlüyü kombo şekilde kullanınca cilt bariyerimi damperli kamyonla dağıtmış gibi mahvetti.  Anlatımda mübalağa yapmam zihninizde açık açık canlandırabilmeniz için. 2,5 sene bu rutine devam ettim ve sol yanağımda kuruluktan egzama oluştu. Cildim karmaya döndü ve çenem ve yanaklarım pul pul dökülmeye başladı. Cildi makyajdan ve kirden temizlemek için neredeyse cifler gibi gıcır gıcır temizlemenin hiçbir faydası olmadı. Hatta bozulan yağ ve bariyer dengesinden dolayı pütürcükler oluştu ve uzun süre düzelmedi. Nihayet o pütürlere yönelik agresif bir tedaviye girişince en azından yumuşak bir temizleme işlemine geçeyim dedim ve uzun süredir duyduğum çift aşamalı temizlemeyi araştırmaya başladım. Çok şükür.

GÜNÜMÜZ

Pütürcükler için tüm yüzüme uyguladığım krem üst tabakayı acı verici şekilde soyuyordu. O tedavide yüzüme ılık su dokundurmak bile canımı yakıyordu. Sonuç: egzamam daha kötü oldu! O ara misel sularla pamukla cildimi siliyor olmam ve elektrikli cihazlarla yüzümü çiziyor olduğum düşüncesi bile fiziksel olarak acıtıyordu.

Ara sıra peeling niyetiyle olmadıkça, yüzü bu tip elektrikli cihazlarla temizlemek evet çok temiz bir his veriyor ama deri üzerinde mikro çizikler yaratıyor. İlla kullanacaksanız ya haftada 1 ya da Foreo ve muadilleri gibi fırçalı olmayanları tercih edin.  

Ne yapmıyoruz? Yüzümüzü yolmuyoruz!

PEKİ NASIL? : ÇİFT AŞAMALI TEMİZLEME

Cildimin üstünü soyduğum tedavimin iyileşme aşamasında çift aşamalı temizlemeye geçtim. Bu temizlemede adımlar şöyle:

  • Makyaj ya da güneş koruyucu cilt tipine uygun bir yağla temizlenir. Kural en az 30 saniye boyunca bu yağla yüze masaj yaparak makyajı dağıtmak. Makyaj iyice dağılınca yüzü ılık suyla yıkıyoruz ve yağ su ile temasıyla süte dönüşüyor, yüzde yağlı bir his yaratmıyor.
  • Hemen ardından köpük temizleyiciyle yüze yumuşak şekilde masaj yapıyoruz ve yıkıyoruz.

Evet sadece bu kadar. Yüzü önce yağla sonra köpük temizleyiciyle yumuşakça ovalamak. Böyle yumuşak şekilde temizleme işlemi yanağımdaki egzamayı iyileştirdi çünkü cildin kendisini onarması için daha fazla hırpalamadım. Ayrıca cildimin gözeneklere kadar fırça ile temizlediğimden daha iyi temizlendiğini fark ettim.

Ama benim cildim zaten yağlı?

Yağ bazlı temizleyici kavramı sizi şaşırtmasın, benim de cilt tipim yağlı. Olaya çivi çiviyi söker gözüyle bakın. Bu tarz yağ yapılı temizleyiciler yağlı ve karma ciltlere uygun şekilde yapılıyor. Makyaj ve güneş koruyucular aslında yağlı temizleme aşamasında tamamen eritiliyor ama köpük temizleyici ile hem kalıntıları hem de yağ bazlı temizleyiciden geriye kalanları temizliyorsunuz.

Bu temizleme yöntemini benimsediğinizde regl zamanlarında bile ‘daha az’ sivilce çıkaracağınızı garanti edebilirim. Güneş koruyucuları özellikle yazıyorum çünkü bu kremler fondöten ve kapatıcılara göre daha zor temizlenen yapıdalar. Bazen duşta bile çıkmadığı oluyor.

Piyasada yağ formundan başka krem tarzında balm yapılı temizleyiciler de mevcut. Ben 1 senedir kullandığım Yves Rocher olandan çok memnunum; piyasadan kalkması durumunda onları da deneyeceğim.

Memnun kaldığım ve her gün kulandığım 2 ürün şunlar:

YVES ROCHER Pure Calmille – Papatya Özlü Yüz Yıkama Yağı
DERMOSKİN Dermoskin Facial Cleansing
Yüz Yıkama Köpüğü

Bu ikiliyi 1 senedir her gün kullanıyorum ve çok memnunum, daha iyilerini denemeyi şimdilik hiç düşünmüyorum. Siz de kendinize uygun ürünleri bulduğunuzda değiştirmeyin; cildiniz şımarmamızı pek tolere edemiyor. Düzgünce temizlenmemiş cildin üzerine sürdüğünüz herhangi bir krem zaten tıkalı olan gözeneği iyice tıkayıp sorunu büyütüyor. Daha genç yaşlarda cildimizde bol bulunan kolajen hatalı temizlik ya da hiç temizlememe yüzünden verilen zararı kolayca onarıyor ancak 30+ yaşlarda acısı çıkıyor, sistem çöküyor.

Resmen reklam parası almışça bir hevesle yazdım. Biraz uzun oldu ama her türlü ayrıntıyı bilmenizi istedim ki aynı hataları yapıp bana “neden?” diye sormayın. İyi okumalar canlarım:)

Şuraya da alakasız bir müzik koyayım belki seversiniz, ben çok seviyorum:)

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir