İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AŞI KARŞITLIĞI

Özellikle son yıllarda aşı tereddüdü ve karşıtlığı tüm dünyada yayılıyor. Aşı; hastalıklardan korunmak için başvurulan güvenli ve etkili yöntemlerin en başında geliyor. Tüm dünyada özellikle bebeklik ve çocukluk çağındaki aşılama programları oldukça başarılı olmuş ve aşı ile önlenebilir hastalıklar büyük bir oranda azaltılmıştır.

Aşılama yöntemi sayesinde kişinin vücudu, söz konusu hastalığa yakalanmadan mikrobu ve virüsü tanıyor; onlara karşı antikor üretip savunma mekanizması oluşturarak savaşmayı öğreniyor. Böylelikle kişinin bağışıklık sistemi güçlenmiş oluyor.

Önemli sorun: Aşı karşıtlığı

Aşı tartışmalarında bir önemli hususta ailelerin çocuklarına aşı yaptırmak istememesidir. Ebeveynler yasal olarak çocuğun sorumluluğunu üstlendiği için çocuğa aşı yapılıp yapılmama kararı kime ait olduğu tartışma konusudur. Çocuğa ilişkin nihai karar verici aile görülse de çocuk haklarının korunması ve gözetilmesi bakımından çocuğun yararını koruyacak bağımsız ve yetkin kamu organlarında bulunması gerektiği düşünülüyor. Bu bakımdan çocuklara sağlanacak aşıya erişim ve uygulama devletin bir görevidir. Anayasanın 5. Ve 9. Maddesi gereği aşılamanın devletin bir görevi olduğu dile getiriliyor.

“Son yıllarda temel aşıları olmuş çocukların oranı %77’den  %67’ye gerilemiştir.”

2018 ‘de Türkiye’deki 12-23 veya 15-26 aylık çocukların yalnızca %67’si aşı olmuştur. Bu oran 2008 yılında %77 iken 2013 yılında bu oran %74 ‘lere düşmüştür. Geçtiğimiz son otuz yılda dünya genelinde aşı düzeylerinde artış , büyük bir başarıdır ancak küresel kapsamın %85’i olan ülkelerdeki düzensiz ilerleme, yoksulluk ve savunmasız olan çocuklar olduğu için hala aşılanamıyor. (https://data.unicef.org/resources/all-children-immunized-and-healthy/ Temmuz 2019)

Peki ebeveynler neden çocuklarını aşılamak istemiyor?

Aşı karşıtlarının sıraladığı savların başında, bulaşıcı hastalıkların çoğunun ölümcül olmadığı iddiası geliyor. Aşıya karşı olanların bir görüşü de aşıların faydalı olmadığıdır. Diğer bir görüş ise aşıların içeriğidir. Alüminyum ve Cıva gibi maddelerin kısırlaştırdığı, çocuklarda zeka gerilemesine neden olduğu algısı vardır. Diğer etmenler: dini inançlar, medya ortamı, sağlık sistemi, bilgisizlik, aileler ve aşıların güvenilir olmadığıdır.

Nasıl önlemler alınabilir?

Hekimler ve sağlık politikası yapıcıları aracılığıyla halk eğitilmelidir. Medya platformlarındaki bilgi kirliği önlenmelidir.

Aşılama kamusal bir sorumluluktur

Aşı ile önlenebilir hastalıkların en bilinenleri: tetanoz, kızamık, su çiçeği, difteri, verem, çocuk felci gibi çok ciddi hastalıklardır. Sadece ABD’de aşıyla önlenebilir hastalıkların aşı öncesi döneme kıyasla, günümüzde difterinin görülme oranı %0’dır. Bir zamanlar yirmi bine yakın kişi bu hastalıktan muzdaripti.

Çocuk felci, aşı öncesinde elli bine yakın çocukta görülürken bugün neredeyse yüzde 99 azalarak 4’e düştü. Çiçek 29 bin iken aşı vasıtasıyla 0’a indi.

Aşılama toplum sağlığı için oldukça önemlidir. Bir toplumda bağışık bireylerin oranı azalacak olursa ortaya salgınlar ve ölümler çıkar. Bu yüzden aşı olup olmama kararı sadece bireyi değil tüm toplumu ilgilendirir ve aşı karşıtlığı bir halk sorunudur.

KAYNAKÇA

  1. https://www.dogrulukpayi.com/bulten/asi-karsitligi-ve-reddi-artiyor
  2. https://data.unicef.org/topic/child-health/immunization/
  3. https://data.unicef.org/resources/all-children-immunized-and-healthy/
  4. https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/asisiz-olmaz-arkadas-41681502
  5. https://www.ttb.org.tr/makale_goster.php?Guid=c21adfbc-e1c4-11e8-b159-336a7b2d6c99

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir